10 Aralık 2019 Salı
Karşılıksız sevgi
Sevdiğin birisi tarafından sevilmemek... O hayır diyişiyle yüreğimin parçalandığını hissettim. Ölüm gibi geldi ama yapacak bir şeyim yoktu. En kötüsüde bu ya; elimden hiçbir şeyin gelmemesi. Bundan sonra ne yapacağımı bilmiyordum. Ama içim rahattı artık; Acı bir rahatlık. Gidip konuşmuştum en azından. Acı bir şekilde hayır diyeceğini bile bile gidip konuşmuştum.
6 Aralık 2019 Cuma
Kütüphane
İyi bir uyku çektiğim halde gözlerimdeki ağırlık hala gitmemişti. Otobüs ilerlerken arada bir gözlerim uykuyu anıyordu. Kendime gelebilmem için herzaman ki gibi kahveye ihtiyacım vardı.
Otobüsten indiğimde üniversiteye doğru yavaş yavaş ilerlerken sol tarafımda sırayla dizilmiş kafelerin yanından geçiyordum. Bu kafeler sıradan değildi. Kapitalizmin esiri olmuş, baba parası yiyen cool öğrencilerin takıldığı mekanlardı. Düşünüyorumda, sanırım hiç bir zaman hiç bir farkındalığı olmayan kahveye 30-40tl verecek kadar ''keriz'' bir öğrenci olmayacaktım.
Üniversiteye geldiğimde kafeteryayı işleten burak beyin kendi elleriyle hazırladığı türk kahvesini içtiğim zaman kendime gelebilmiştim. Daha sonrasında kütüphaneye geldiğimde beni paradoksa sokan ortamın sessizliği, acıyla karışık bir huzur veriyordu. Çünkü hiçte normal bir sessizlik değildi; ölüm sessizliğiydi. Öğrenci yok denecek kadar azdı. Buralar sınav zamanı birilerinden aldıkları notlarla dersi geçmeyi amaçlayan niteliksiz öğrencilerle doluydu. Okumanın hakkını veren öğrenci sayısı yok denecek kadar azdı. İşte bu sessizliğin ardındaki gizli acı, demir çubuğu gibi vücuduma saplanmıştı.
5 Aralık 2019 Perşembe
Kış gecesi
Soğuk bir kış gecesi uykusuzluktan bayılmak üzereydim. Kar, diz boyuna ulaşmıştı. Zorluklar içerisinde evime ulaşabilmiştim. Çizmelerimi çıkartıp içeri girdiğimde annemin hazırladığı o güzel yemeklerle göz göze gelmiştim.
Eldivenlerimi çıkarttıktan sonra uyuşmuş olan parmak uçlarımla ateşi közledim ve içine bir kaç odun attım. Bir süre sonra alev alev yanan sobanın yanında güzelce ısındım. Üzerindeki mandalina kabuklarının o çok sevdiğim kokusu beni kendimden geçirerek adeta çocukluğuma götürüyordu.
Annemin yaptığı o güzel yemekleri yedikten sonra odama çekildiğimde tek düşündüğüm şey uyumaktı. Bitkin bir şekilde geceliğimi giydim. Soğuk geceliğin verdiği o ürpertiyle birlikte ışıkları kapattım. Hızlıca üzerimdekilerden çok daha soğuk olan yatağıma girip yorganı üzerime çektim. O soğuğun verdiği tatlı his... Yerini hızla sıcağa devrederken titremelerimin geçişiyle birlikte kapalı olan gözlerimin ardından huzurlu bir şekilde uykuya dalışım.... Bu mutluluk pahabiçilemez, yerini hiç bir şey tutmaz doğrusu...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)